Paris’te Katliam

Paris’te 7 ve 9 Ocak’ta ki saldırılarda öldürülen yirmi kişi arasındaki Cabu, Charb, Tignous, Wolinski dörtlüsü sembol isimlerdi. Bu isimler aynı zamanda bu saldırıların öncelikli hedefleriydi. Neden mi?

devamını oku

Anarşizm

Fakat Alman Sosyal Demokrasisi sadece enternasyonalin en güçlü öncü birliği değil aynı zamanda onun düşünsel öncüsüydü. Bu nedenle analizimize yani öz eleştiri sürecimize Alman Sosyal Demokrasisinin çöküşünden başlamalıyız. Onun görevi enternasyonal sosyalizm yolunda kurtuluşu başlatmak olduğundan bu kendisinin en acımasız eleştirisini geliştirmesini gerektirir....

devamını oku

Ekim 2013’de, kendisine “Komünist Solun Enternasyonal Grubu” (KSEG) gibi şatafatlı bir adı takan yeni bir ‘siyasi grup’ doğmuştu. Bu yeni grubun kimliğini çok da açık etmiyor: Esasında bu grup Montreal’deki Klasbatalo grubundan iki unsur ve 2003’te hırsızlık, iftira ve şantaj gibi komünist militanlara yakışmayacak davranışlarından dolayı örgütümüzden ihraç edilen, EKA’nın sözde ‘Dâhili Hizbi’nden unsurların birleşimi sonucu ortaya çıkmıştı. İhraç ettiğimiz bahsi geçen unsurlar özellikle bilinçli olarak muhbir gibi davranıp Meksika şubemizin konferans tarihlerini internetten yaymak ve ‘EKA’nın lideri’ olarak sundukları bir yoldaşımızın gerçek isimlerini yayınlayarak sınıf çizgisini geçmişlerdi. Bu durumdan bihaber olan okuyucularımız, o dönemde farklı dillerle yayınladığımız yazılara başvurabilir.

devamını oku

Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden

1970 yılı bir anlamda Türkiye’de 1908 ve 1923 dönemlerindeki grev hareketlerinin ardından yeniden serpilmeye başlayan dinamik ve militan işçi sınıfı karakterinin bir göstergesi olarak tarihe geçmiştir. Dönemin dünya işçi hareketiyle paralel şekilde gerçekleşen 15-16 Haziran işçi ayaklanması sunduğu deneyimler ve Türkiye işçi sınıfı tarihi için paha biçilmez bir önem taşımaktadır.

devamını oku

Soma

Sınıfımız Soma’da, bütün dünya burjuvazisinin içinde boğulmasına yetip de artacak kadar kan dökmüştür. Kaybettiğimiz sınıf kardeşlerimizin anısını ancak sermaye düzeninin tümüne karşı vereceğimiz mücadeleyle, yeni Soma katliamları olmasını engelleyerek yaşatabiliriz.

devamını oku

1 Mayıs

P { margin-bottom: 0.21cm; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); widows: 2; orphans: 2; }P.western { }

Tüm dünyada ve Türkiye'de 1 Mayıs demokrasinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Demokrasi ise insanların kendilerini özgür sandıkları ve sömürülmeye razı oldukları, yanılsamalarla ve allı pullu süslerle dolu bir burjuva yönetim biçimidir.

devamını oku

Sınıf Hareketi

Her sınıf mücadelesi kendi özel çıkarlarıyla birlikte sınıfın genel çıkarlarını da temsil eder.

Tüm bu grev dalgası boyunca işçiler mücadeleye giriştiklerinde yalnız kaldıkları reddedilemez bir gerçek. Çünkü mücadeleye giriştikleri an burjuvaziyle karşı karşıya gelirler, ne sendikalar mevcut nesnel koşullar içinde ne de reformist ve Stalinist burjuva solu yukarıdaki pozisyonlarından kaynaklı işçilerin yanında yer alamazlar.

devamını oku

Emperyalist Savaş

Rusya’dan enternasyonalist anarşist bir örgüt olan KRAS ve Ukrayna, Moldovya, Litvanya ve İsrail gibi ülkelerden farklı örgütler ve enternasyonalist bireylerce imzalanmış olan bildirgeyi yayınlıyoruz. Kanımızca, bu bildirge, bir tarafa karşı diğerini desteklemeyerek, bütün dünyadaki sömürücülere karşı uluslararası işçi sınıfının çıkarlarını savunarak ve ne zaman savaş çıksa egemenlerin kaynattığı milliyetçi histeriyi lanetleyerek, enternasyonalistlerin savaşa karşı alması gereken tutumu ortaya koyuyor.

devamını oku

Emperyalist Savaş

Rusya’dan enternasyonalist anarşist bir örgüt olan KRAS ve Ukrayna, Moldovya, Litvanya ve İsrail gibi ülkelerden farklı örgütler ve enternasyonalist bireylerce imzalanmış olan bildirgeyi yayınlıyoruz. Kanımızca, bu bildirge, bir tarafa karşı diğerini desteklemeyerek, bütün dünyadaki sömürücülere karşı uluslararası işçi sınıfının çıkarlarını savunarak ve ne zaman savaş çıksa egemenlerin kaynattığı milliyetçi histeriyi lanetleyerek, enternasyonalistlerin savaşa karşı alması gereken tutumu ortaya koyuyor.

 


 

devamını oku

Gezi Hareketi ve Seçimler

Demokrasi, kapitalizmin en verimli siyasi sistemidir, bu yüzden de kriz durumları haricinde burjuva iktidarın normal tercihi haline gelmiştir. Kriz durumlarında demokrasi, en baskıcı rejimlerin yöntemlerine başvurmaktan asla çekinmez. AKP’nin giderek otoriterleşmesi karşısında, mevcut seçim ortamını 1930’lara benzetip, Hitler’in sosyal demokratlar ve Stalinistler seçim ittifakı yapmadığı için iktidara geldiğini iddia edenlere biraz tarih dersi vermemiz gerekiyor. Hitler’e karşı ittifakından medet umulan Stalinistler, Rus devriminin katillerinin Almanya’daki hizmetkârlarıydı ki onların Rusya’daki patronları, işlerine gelince Hitler’le Polonya’yı bölüşmekten geri durmamıştı. Sosyal demokratlara gelince, onlar 1919’da Alman devrimini kana boğanlardı ve bunu tam da Nazi hareketin temelini oluşturacak karşı-devrimci çeteleri örgütleyerek yapmışlardı.

devamını oku

Sayfalar